Yaşamımızdaki mutsuzlukların tek nedeni olumsuz bir düşünceye inanmaktır. Bütün anlaşmazlıklar, huzursuzluklar, kavga ve mutsuzluklar olumsuz bir düşünceye inanarak ona tutunmamızdan ortaya çıkar.Olumsuz bir  düşünceye inandığımız zaman mutsuzuz, aynı düşünceye inanmadığımız zaman mutluyuz. Bu kadar basit olabilir mi?  Bu kadar basit. Doğal halimiz mutlu, huzurlu, neşeli, coşkulu, bolluk içinde ve yaratıcı olmaktır. Bunlardan birinin veya bir kaçının eksikliğini duyuyorsak doğal halimizden uzakta yaşıyoruz ve bu nedenle rahatsızlık hissediyoruz demektir.

Bizi mutsuz eden, inanmakta olduğumuz olumsuz  düşünceyi kendi arzumuzla bırakmamız olanaksızdır. Defalarca “Bir daha bunu düşünmeyeceğim” ya da “Bu konuda hiçbir şey söylemeyeceğim” diye karar versek de bu kararımızda duramayız. Kısa süre sonra aynı düşünce zihnimizde dolaşacak veya ilk fırsatta bir daha söylememeye kararlı olduğumuz sözcüğü tekrarlayacağız. Direndiğimiz her düşünce güçlenir, ancak bizi rahatsız eden düşünce ve inançları “Çalışma” yöntemi ile inceleyebilir ve o düşüncenin bizi bırakmış olduğunu farkedebiliriz. En zorlu, acı verici, kahredici düşüncenin dahi zihnimizden çıkması, diğer bir deyişle bizi bırakması birkaç dakikalık bir inceleme ile mümkün olacaktır. Burada bahsettiğimiz çalışma “The Work of Byron Katie” gayet sade  sade ve aynı zamanda çok etkili bir zihin inceleme yöntemidir. Bu yöntemin daha ilk denemelerinizden itibaren ne derece etkili olduğunu farkedeceksiniz. Her çalışma sizi özgürlüğe bir adım daha yaklaştıracak.

Çalışma, olumsuz düşünceniz hakkında dört soru ve bu soruların cevaplanması ile bunu takiben sizi rahatsız eden düşüncenin tersine çevrilmesinden oluşmaktadır. Bu yöntem  bir olumlu düşünme, olumlama veya kendini aksine ikna etme yöntemi değildir. Kendi gerçeğimizle karşılaşma çalışmasıdır. Her yaştan, her eğitim seviyesinden, her inanç grubundan kişinin kendi kendine rahatlıkla uygulayacağı bu yöntem ile yaşanan hayatlar daha mutlu, içinde yaşanılan ortam daha huzurlu, ilişkiler daha uyumlu olacaktır.